Akrida Tekstil

akrida-logo

Y Kuşağı Mühendisten Z Kuşağı Mühendise Notlar

Kuşak kavramı ile ilgili son asırda gündem olan ve belirli zaman aralıklarıyla insanların sosyokültürel, kişisel ve ruhsal anlamda analizleri yapılıp, birçok fikir ortaya atılmıştır. Kuşaklar, benzer olayları yaşayan insan topluluklarından oluşur.

TDK Felsefe Terimleri Sözlüğü; bir terim olarak kuşak kavramını “Yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş, aynı çağın şartlarını, dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları, kederleri paylaşmış, benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin topluluğu” olarak tanımlar. Tarih Felsefesi ve Kültür Tarihi’nin ise; “Yaklaşık 25-30 yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeği, göbek, nesil, batın, jenerasyon” olarak tanımladığını görürüz.

Her ülkede kuşak kavramı yaşanılan olaylar dönemiyle değişkenlik göstermektedir. Ülkemizde kuşak sınıflandırmasında kullanılan dönemsel yaşanmışlıklara göre kuşakları şöyle sıralayabiliriz:

  1. X Kuşağı : 1965-1979 yılları arasında doğan bireylerden oluşan kuşaktır. Yüksek sadakatleri mücadeleci tavırları ve “Yaşamak için çalışmak” prensipleriyle iş hayatındaki yerlerini almışlardır.
  2. Y Kuşağı : 1980-1999 yılları arasında doğan bireylerden oluşan kuşaktır. Sorgulama yetenekleri yüksek, teknolojiyi çok iyi kullanan, özgürlüğü ve esnekliği seven ve “Harcamak için çalışmak” prensibiyle iş hayatının çoğunluğunu oluşturan kuşaktır. Y kuşağı için toplumsal fayda ön plandadır. X ve Z kuşakları arasında köprü görevinde olduğu söylenebilir.
  3. Z Kuşağı : 2000 yılı ve sonrasında doğan bireylerden oluşan kuşaktır. Bireysel faydanın ön planda olduğu, teknoloji bağımlısı, asosyal, sürekli yenilik peşinde olan, iş hayatına yeni yeni başlayan ve başlayacak olan kuşaktır.

İş hayatına yaklaşım şekli kuşaktan kuşağa farklılık göstermektedir. X kuşağı tamamen sadık, yaşamak için çalışan, Y kuşağı harcamak için çalışan, Z kuşağı ise iş yaşamından gittikçe uzaklaşan ve aidiyet duygusunun minimum olup, beklentinin iyice farklılaştığı kuşaklar olduğu görülmektedir.Bu nedenle geleceğin iş arkadaşlarına, çalışanlarına bu doğrultuda eğitimler verilerek beklentilerin çakışması yerine birbirine paralel olması sağlanmalıdır. Geleceğin yönetici adaylarının bu doğrultuda yetiştirilmesi gerekmektedir.

Çalışma hayatının büyük çoğunluğunu oluşturan Y kuşağı olarak, gelecekte yaşanacak kuşak çatışmalarının önüne geçmek için arabulucu ve uzlaşmacı bir rol üstlenerek kuşakların birbirini anlaması ve daha iyi bir çalışma hayatı için yönlendirici bir politika izlenmelidir. Bu doğrultuda; Z kuşağının özelliklerini iş hayatında avantaja çevirmek üzerine çalışmalar yapılmalı ve geleceğin temelleri atılmalıdır.Ayrıca firmaların Z kuşağının beklentilerini karşılamaya ve ilgilerini çekmeye yönelik dijital hazırlıklarına da günümüzden başlaması gerekmektedir. Firmalardaki insan kaynakları birimi harekete geçmeli ve bununla ilgili olarak strateji belirlenmelidir.Z kuşağının iş hayatındaki doyumunu yakalamasına ve X ile Y’nin de tüm teknolojik gelişmelere ayak uydurup dijital dünya için hazırlıkları bugünden yapılmalıdır.

Tüm teknik bilgileri verdikten sonra, dilerseniz gelin asıl mevzuya geçelim:

“Bugünlerde gençler kontrolden çıkmış durumda. Kaba bir şekilde yemek yiyorlar, yetişkinlerine karşı saygısızlar, ebeveynlerine karşı çıkıyorlar ve öğretmenlerini sinirlendiriyorlar”

Bu sözler M.Ö. 350 yılında Aristoteles tarafından söylenmiş sözlerdir. Yani aradan yüzyıllar da geçse aslında değişen hiçbir şey yok. Bizlere düşen insani değerleri yüksek bireyler yetiştirmek. İnsanca yaşamayı hedefledikten sonra kuşak kavramı tüm önemini yitirmiş olacaktır.

Özetle; gerekli altyapı ailede oluşturulduktan sonra dönemin olayları değişse de değişmeyen değerlerimizle anlaşamayacağımız kişi, atlatamayacağımız problem kalmaz. Saygı, sevgi, edep, empati, merhamet, yardımseverlik, doğruluk, dürüstlük, samimiyet, güven, fedakârlık, sadakat, hoşgörü gibi kavramlar tarih boyu değişmeyen insanlık değerleridir.

Bir Y kuşağı olarak “Benim hala umudum var!” diyerek bu misyonu tüm içtenliğimle üstleniyorum.Kuşak adı ne olursa olsun, düzen ne kadar değişirse değişsin; değişmeyen ve değişmemesi gereken değerler var. “İnsanlar değişebilir ancak değerlerimiz değişmez.” Yeter ki insanlıktan uzaklaşmayalım. Ne olursa olsun amacımız insan olmak olsun…

Emine GÜZEL / Endüstri Mühendisi / İK & Kalite Yönetim Sorumlusu

Tags:

Share: